Sosyal Medya ve İnternet Nereye Gidiyor?

Web 2.0‘ın hayatımızda etkilelerini iyice gösterdiği 2009 ılının ardından, dünya çapında sosyal medya uygulamaları gelişti ve kullanım alanları yayıldı. 2010 yılında ise sosyal medya uygulamaları daha da yayılacak ve mobile cihazlar ile iyice hatayımıza entegre duruma gelecek. Tahmini olarak 2011-2015 yılları arasında desktop bilgisayarlar yerlerini tamamen mobile cihazlara bırakmaya başlayacak. İnsanlar interneti pratik ve kullanışlı moile cihazlar ile kendilerine sağlayabilecek. Google bu akışı önceden gördüğü için, yatırımlarını bu yönde ilerletmeye başladı. İlk olarak mobile reklam starı AdMobile firmasını milyonlarca dolar ödeyerek satın aldı. Bunun yanında İ-Phone‘un ele geçirdiği pazarda etkili olabilmek için Nexus One isimli mobile pc/telefon ürünün pazara sundu.Google’un yaptığı bu ataklar kendi açısındna incelendiğince çok mantıklı görülüyor.

Google’ın atak yaptğı bir başka alanda işletim sistemi oluşturma çabaları… Çoğu kişi Google’un Crome OS işletim sistemini neden çıkardığını ve bu işletim sisteminin kesinlikle Windows sürümlerine rakip olamayacağını düşünüyor. Aslında Google’da böyle düşünüyor; ama pazara hakim olmak istediği nokta ilk etapta Netbook piyasası olacağı için riskleri göze alabiliyor. Bunun nedeni ise netbook alan kişiler gelir düzeyleri dar olan insanlardan oluşuyor. Bu piyasada fiyatı iyice düşürebilmek için ücretsiz bir işletim sistemine gerek duyuluyor. Bu ihtiyacı da Google karşılamış oluyor.Gelecekte mobile cihaz veya işletim sistemlerini ele geçiren firmalar, internet üzerinde de etkili olacaklardır. Bu yüzden Google sadece internet üzerinde yatırım yaparak ayakta kalamaz. Akıllı bir politika izleyip kendini devam ettirebilme çabalarını gösterecektir.

Geçtiğimiz 2 yıl içinde i-phone mobile pazar üzerinde etkileirini ciddi şekilde hissettirdi. Kendi cihazını ve kendi işletim sistemini kabul ettiren Apple bu alanda çok iyi bir gelir payına sahip oldu. Nokia’ın 2009 yılında zarar etmesine sebep oldu.Apple’ın ürünleri insanların isteklerine çok iyi cevap verebiliyor ve üst seviyede iletişimi sağlabiliyordu. Sosyal Medya sitelerinin de uygulamaları mobile cihazlara uygulanınca, herkesin elinde dolaşan bu cihazlar ellerden hiç düşmez oldu.

Sonuç olarak önümüzdeki yıllarda sosyal medya ve internet ataklarını sıralamak gerekirse:

  • Google Android ile Smartphone ve PDA cihazları;  Crome OS ile netbookları ele geçirmeye çalışacak. Bununla da kalmayıp kendisi Apple gibi bir politika izleyip, cihaz+işletim sistemini Nexus modelleri ile devam ettirecek.
  • Google Crome OS bildindiği üzere, bazı programlaır internet bağlntısı ile açıyor olacak. Bu pek sorun doğurmayacak; çünkü artık internet her yerde ve hızlı bir şekilde sunuluyor. Programlar localde çalışır gibi performans sağlayabilecek.
  • Google Android ve Crome Os ile yayıldığı cihazlar ile kendi sosyal medya hizmetlerini insanlara yayma çalışmalarına başlayacak.
  • Google AdMobile ile Adsense hizmetini birleştirecek.
  • Apple çıkardığı ve çıkaracağı internet tablet ile salt internet kullanıcısına da ulaşmaya çalışacak ve mobil internet/tam fonksiyonlu pc pazarında güç sağlayacak. Böylece i-phone üzerinde kurduğu yazılım pazarını buraya da taşıyacak.
  • Windows 6.5′ten sonra Windows Mobile 7 işletim sistemini çıkararak; Android ve Apple’dan geri kalmayacağını gösterecek. WM7 dokunmatik özellikleri geliştirilmiş ve daha çok sosyal medya ağırlıklı bir işletim sistemi olacaktır. Zaten Microsoft Messenger uygulamasını bu yönde geliştiriyor. Facebook ve Twitter gibi dev sosyal medya sitelerinin güçlerini azaltabilmek için.
  • Mobile pazarının eski lideri Nokia’da Symbian işletim sistemi ile işbirliği yaparak; kendini geliştirmeye ve yeni mobile teknolojilere uyum sağlamaya başlayacaktır. Tabii iş işten geçtikten sonra çok zarar edecekler gibi duruyor.
  • LCD ve OLED ekran son teknoloji televizyonlara da internet gelecek. Televizyonlarda widgetler oluşacak. Sosyal medyalara bağlanan bu widgetler ile bu network uygulamaları hayatımıza biraz daha fazla girmiş olacak.
  • Yakında araçların yol bilgisayarlarına da sosyal networkler eklenirse eğer (tabii bu biraz abartı oluyor) insan ilişkileri sanallaşacak. Bu durumda insanın iki kişiliği oluyor (: Bir sanal kişilik bir de real kişilik…

Yazar : Ren2x Alıntı yaparken lütfen kaynak gösteriniz.

Yorumlar (1)

Niş Alan ve İnternet

Bu yazı içinde internet sektöründe hızlı ve sağlam bir yükselişin nasıl gerçekleştirilebileceği üzerine fikirler üreteceğiz. Kişisel işleriminin yoğunluğu nedeni ile kişisel bloğumu da güncelleyemiyorum. (: İnternet de insanların ürettiği ve tükettiği bir sektör olduğu için yaşam içindeki real ticaret ile benzer yapıları bulunmaktadır. Bu benzerlikleri inceleyerek internet içinde nasıl yükselebileceğimizi beraber inceleyelim.

Niş Alan Nedir? Bu sorunun cevabı ile yazımıza başlayalım. Niş alan, sektör veya izlenilen yol üzerinden detaya inerek, o alanda uzmanlaşmaktır. Yani toplum içinde “bir iş bil en iyisini bil” deyiminin karşılığı olarak görülebilecek bir tanımlamadır.

Real ticaret yaşamında sıradan işleri yürüten firmalar ve sıradan olmayan ürettiği mal,hizmet vb. değerler ile kendi isminini ezberleten kurumlar vardır. Kendi adını ezberleten ve ihtiyaç duyulduğunda ilk başvurulacak yer olan bu firmalar genelde niş alan üzerinde değer üretirler. Mesela; en iyi tatlıcı, en iyi balık lokantası, en iyi saatçi gibi… Bu firmalar; bir süpermarket veya halk pazarı kalitesinde değil, özel üretimin verdiği kalite ile ürettiklerini sunarlar. İnsanlar içinde en kaliteli üretimi yapabilen yerler bu mantıkta çalışan yerlerdir.

İnternet içinde bu yapıyı incelediğimizde aynı şeyleri görmemiz mümkündür. Mesela, sıradan forumlara baktığınızda birer süpermarket gibi olduklarını görürsünüz. Bu forumlarda yok yoktur. Her şeyden biraz da olsa konular içinde serpiştirilmiştir. Bu tip siteler hiti genellikle sadece arama motorlarından çekerler. Bunun yanında niş alan üzerine çalışan internet siteleri de vardır. Mesela iphone üzerine kurulmuş bir internet forumu ziyaretçilerin tekrar tekrar gelebileceği sitelerdendir; çünkü devamlı gelişen teknoloji ilk bu forumda duyurulacak ve en iyi bu bölümlerde işlenecektir.

İnternette üretilen siteler eğer ihtiyaca cevap verebiliyor ve niş alanında lider konuma gelebilecekse arama motorları dışında, direkt hit de almaya başlayabilecektir. Zaten direkt hiti artan sitelerinde arama motorları gözünde değeri ( Trustrank ) otomatik olarak artacaktır.

Yazı ren2x.com’a aittir.

Yorumlar

Özgün ve Popüler Yazın

Webmaster forumlarının SEO bölümlerinde üstüne  en fazla düşülen konulardan birisi de özgün yazı üretimidir. Özgün yazmanın önemli olduğunu hepimiz biliyoruz. İş sadece özgün yazı üretmek ile bitmiyor. İhtiyaç duyulan özgün yazıyı üretmeniz gerekiyor. Araması olmayan özgün yazıların yazılması veya araması olan fakat işe yaramayan özgün yazıların yazılması size bir şey kazandırmaz. Sitede kalma sütesini düşürür ve size olumsuz bir SEO çalışması olarak geri döner.

Ziyaretçinize özün içeriği anlaışılır ve işe yarar bir şekilde aktarmaya özen gösterin. Ancak bu şekilde kaliteli özgün içerik oluşturmuş olabilirsiniz. Aynı zamanda bir konunun tekrar okunup yazılası, özgün içeirk değil Re-Write olmaktadır. Re-Write webmaster forumlarında, herhangi bir makalenin alınıp kelimelerinin ve belli başlı bazı cümlelerinin değiştirilmesi olarak algılanıyor. Gerçekte ise bir konunun okunup tekrar yazılmasından ibarettir. Özgün içerik ise sizin düşüncelerinizden oluşan ve daha önce internet üzerinden yayınlanmamış içeriklerdir.

Yorumlar

İnternette İş Verimini Arttırmak

İnternette pekçok kişi rutin olarak bazı işleri yürütmekte ve bu işlerin çok zaman aldığından şikayet etmektedirler. İnternet hayatınızı hızlandırarak günde saatler kazanmanız mümkün. “Peki bu nasıl olacak?” dediğinizi duyar gibi oluyorum. Bu iş, iyi programları, eklentileri ve kısayolları kullanrak mümkün oluyor. Kısaca açıklayalım :

Favori Tarayıcımız :  FireFox

  • Sayfa üstüne yer imleri ekleyin. Böylece sitelere tek tıkta ulaşın. Sık kullandığınız 10-15 siteyi mutlaka ekleyin. Eğer site isimlerinde uzun olmasından dolayı sorunlar yaşarsanız; ( 15″ altı ekranlarda özellikle ) site isimlerini kısaltarak yazın. Mesela,  Google : “GO” gibi… Bu şekilde kısaltmalar ile daha çok site sığdırma şansına sahipsiniz. Kendi sitelerinize fav-icon eklerseniz, işiniz biraz daha hızlanır çünkü; FireFox bu kısımda fav-iconları çıkarıyor. Beyin görselliği yazıdan çok daha hızlı alğılıyor. Son olarak hergün ziyaret etme zorunluluğnuz olan bir sayfa varsa ona hareketli bir fav-icon ayarlarsanız bu sizin işinizi daha da kolaylaştıracaktır.
  • FireFox’u eklentileri ile kullanın. Seo için SearchStatus kullanın böylece her siteyi ziyaret ettiğinizde Alexa Rank ve PageRank direkt karşınıza çıksın. Ayrıca kısayoldan pekçok seo istatistiğine ve whois çekme şansına sahipsiniz. Böylelikle size çok zaman kaybettiren seo sorgulamarından kurtulmuş oluyorsunuz. Bu eklenti çok önemli kazandıran bir araç…
  • FireFox’ta FlagFox eklentisini de mutlaka kullanın. Böylelikle sitenin ip adresini ve hangi ülkede barındığını kısa yoldan ( bayraklı şekilde ) görebilirsiniz. Yine zaman kazandıran bir özelliktir. Seo’cu ve Hosting işi ile ilgilen kişilerin kaçırmaması gereken bir eklentidir.
  • ScreenGrab, o bir printscreen uzmanı… Tüm sayfa veya selection özelliği ile seçimleme yaparak ekran görüntüsü yakalayabilirsiniz. Printscreen hepmizin çok sık kullandığı bir fonksiyon, bunun için gerekli bir eklenti diye düşünüyorum.
  • ColorfulTabs, bu eklenti ise sayfa içinde açılan sekmeleri renklendirerek, sayfaların daha ayırt edici olmasını sağlıyor. Yine sevilen bir eklenti ve sizi hızlandıracak özelliklere sahip.

Favori Mail Yönetici : ThunderBird

  • Hergün mailleri defalarca kontrol etmekten hepimiz sıkılıyoruz. Thunderbhird bizi bu külfetten kurtarıyor. İhtiyaçlarımıza tam olarak cevap verebilen mail yöneticisidir.
  • Sık olarak kontrol ettiğiniz ve yazıştığınız mailleri tek bir mailde toplamaya özen gösterin. Böylelikle ciddi anlamda zaman kazanabiliyoruz. Thunderbhird internet mail hesabınızdaki mailleri locale indirmenizi sağlıyor ve yine mailde yapabildiğiniz tüm işlemleri yapmanızı sağlıyor. Ayrıca yeni mail geldiğinde köşede yer alan köşe kısayolunda sizi uyarıyor. Mail için biçilmiş kaftan diyebiliriz. En güzel yönü de ücretsiz olması…

Favori Faremiz : Logitech

  • Mouse deyip geçmeyin; bizim için çok önemli olan sağ ya da sol elimizi gün içinde saatlerce onunla geçiriyoruz. Bu yüzden eğer bilgisayar başında çok zaman harcıyorsanız mutlaka ergonomik bir mouse kullanmanız gerekiyor. En pahalı mouse bile elinizden kat ve kat değersiz.
  • Mouse tasarımında ön plana çıkan marka Logitech. Revalation serisi mouseleri incelerseniz ele göre tasarlanmış ve çok ergonomikler. Bu tip mouse kullanmanız size pekçok yönden avantaj sağlayacaktır.
  • Öncelikle ergonomik olması nedeniyle eliniz daha az yorulacak.
  • Tarama hassaslığı ile, çizim yaparken çok daha hassas çizimler yapabileceksiniz.
  • Çok önemli bir nokta ise kısayolları… Mouse gelen yazılım ile kısayolları programlanabilir hale geliyor. En basit örnek; geri ve ileri tuşunu programlamanız. Bizim her geri-ileri tuğuna basmak için köşeye yönelmemiz 2sn olsa günde bu hareketi 250 defa tekrar etsek 500sn. eder. Ayda ise 15000sn’ye denk geliyor. Biz fareyi programlayarak bu zamanın ortalama 4/1‘ini harcasak 15.000 - 4.000 = 11.000 sn. bize kalıyor. Ayda 180dk ( ortlama rakam veriyorum - yuvarlama ) Bize kalıyor. Bu da 3 saat demek. Bu sadece 2 tuşun programlaması ile ortaya çıkan rakam. Farede programlanabilir 8 tuş var. Gerisini varın siz hesap edin…
  • Eğer çok vakit harcıyorsanız, paranın alabileceği en iyi fareyi alın derim. Durumlar müsait değilse, Logitech’e çok benzeyen, Everest marka fareler var. Fiyatı 15-20 lira arası aynı işleri o farelerde de yapabilirsiniz. Tabii tam bir Logitech tadı alamazsınız.

İş Verimini Arttıran Diğer Önlemler:

  • Eğer notebook kullanıyorsanız ve devamlı evde takılıyorsanız Laptop standı,klavye ve fare alın. Bunlar size ne kazandırır ?  Laptop’u masaüstü rahatlığında kullanmanızı sağlar. Stand üstünde fan varsa, laptop fazla ısınmaz daha hızlı çalışır, böylelikle hem zaman kazanırsınız hem de laptopun ömrü uzar.
  • Notebookları pil gücünde kullanmamaya özen gösterin. Bu laptopun performasnını düşürüyor. Zaman kaybetmemize neden olabilir.
  • Wireless modem kullanmayın ! Radyasyon alanı oluşturup, baş ağrısı, yorgunluk gibi etkiler yapıyor. İş  veriminin düşmesine sebep olur.
  • Wireless ürünleri kullanma zorunluluğunuz varsa; polimer tarzı maddelerden yapılmış radyasyon kesici veya azaltıcı ürünler alın ve kullanın.
  • Bilgisayarı aralıklar oluşturarak kullanın. 30Dk’da bir  10Dk’lık bir ara verin. Böylelikle dikkatinizi toplayarak iş verimini arttırabilirsiniz. Ayrıca aralarda şekerli siayah çay değil; şekersiz bitki çayları için ki sağlığınızı koruyun. Ara vererek çalışmak göz sağlığına da iyi gelecektir.
  • Oturma posizyonunu iyi belirleyin. Kısaca beliniz dik, gözlerinizin de monitör hizasında olması gerekiyor. Laptop kullanan arkadaşlar da bu iş stand ile mümkün oluyor.
  • Kendinize kısa programlar hazırlayın ve not alın. Böylelikle işlerinizi aksatmadan hızlı bir şekilde takip edebilir ve zaman kazanabilirsiniz.

Şimdilik bu kadar yazıyorum. Bilgisayar kullanımda daha pekçok ayrıntı sizin hayatınızı kolaylaştırabilir. Burada yazdıklarımıza toplamda baksak; günde 2 saat rahat kazanabilirsiniz. Bu da sizin az zamanda çok büyük işler yapmanız için bir olanak sağlar. :)

Yazı ren2x.com’a aittir. Alıntı yaparken lütfen kaynak gösteriniz.

Yorumlar (1)

Sosyal Network Siteleri

Sosyal networkler  sadece internetin değil, aynı zamanda hayatımızında birer değişmezleri oldu. Web 2.0 ile gelişen ve etkileşime olanak sağlayan internet yapısı bu networklerin doğmasını sağladı. 3-5 Ayda bir yeni network sitesine interntte rastlıyoruz. Bazıları gerçekten iyi fikirler olmasına karşın, bazıları da birbirini taklit eden projeler oluyor.Türkiye’de sosyal network içeriğini en iyi oturtan ve anlamdıran sistem hiç şüphesiz Facebook olmuştur. Msn’e sosyal network diyemiyorum; çünkü kendine ait farklı bir yapısı var. Facebook, Mark Zuckerberg tarafından 2004 senesinde, mezun öğrencilerinin dayanışmasını sağlamak amacı ile kurulmuş bir network. Konu ve uyarlama çok iyi olduğu için kısa zamanda gelişti ve dünya çapında yayıldı. Sistemin beğendiğim yönleri, en başta sade yapısı ( Myspace gibi çorba bir görünümü yok ) renk uyumları, arkadaş arama ve bulmanın kolay olması, api yazılımlara alt yapı sağlayabilmesidir.

Son günlerin popüler bir networkü de Twitter.com olacak gibi görünüyor. Şu an sitenin Alexa değeri 70′in altına inmiş durumda. Tabii ilerlemesinin hızlanabilmesi için dil desteği sunmak zorunda. Şu an sitede sadece İngilizce ve Japonca dil desteği mevcut. Twitter anlam olarak cıvıldamak manasına geliyor. Sitenin ana temasına baktığınızda zaten bu anlamı ifade ediyor. Twitter’da amaç arada kalan zamanları yazarak değerlendirmek ve paylaşmak… Sistem cep telefonundan mesaj atarak veya e-mail yollayarak çalışabiliyor. 140 karaktere kadar yazı yazma imkanınız var. Aslında bakıldığında tam bir sosyal network işlevi yok. Sitede monolog bir konuşma tarzı var. Yani bizim tarafımızdan atılan mesaj cevaplandırılmıyor ve tartışma konusu olmuyor. Sadece yaşamdaki anların paylaşılması amaçlanmış. Bu yüzden Twitter’ın bu yönü biraz sönük kalıyor. Sitede yer alan Javascript ve Html kodları ile kendi sitenizde veya blogunuzda Twitter’a attığınız mesajları yayımlama şansına sahipsiniz. Bir nevi flash haber gibi hayatta yaptıklarınızı buradan insanlara sunuyorsunuz. Twitter dediğimiz gibi cıvıldamak anlamına da geliyor. Yani kısa kısa mesajlarımızı siteye iletip bir nevi de olsa anlık egomuzu tatmin ediyoruz. Hedef insanların daha da sosyalleşmesi olarak belirtiliyor. Sitede Amerikan Başkanı Obama bile yazı yazıyor. Bu açıdan bakınca Amerika’da internetin önemini kavrayabiliyoruz. Twitter Türkçe’ye de çevrilinde ülkemizde de büyük bir rağbet göreceğini düşünüyorum. Bu rağbet 1 veya 2 sene sonra sönmeye başlayabilir. Dediğimiz gibi sistem monolog çalışıyor. Eğer sistem cep telefonuna verilen cevapları geri dönüş sistemi ile iletebilirse, bu iş  daha da  zevkli bir hale gelebilir. Bu sayede gsm-internet-gsm döngüsü olur ve bütünleşik bir yapıda zaman kaybetmeden sosyalleşme sağlanabilir.

Yazar : ren2x. Lütfen alıntılamalarda kaynak gösteriniz.

Yorumlar (1)

PageBoss Seo Analiz Sitesi İncelemesi

Sitenizin ulaştığı konumu incelemek için veya rakiplerinizi değerlendirmek için çoğu zaman analiz araçlarından faydalanırız. Ancak bunların hepsinin kısıtlı servis üzerinde değerlendirme yapması sebebiyle,pek çok analiz aracını yerimlerimizde tutmak zorunda kalıyordu. Başta  Sektördeki eksiği iyi gören ve güzel bir yazılım-tasarım ikilisi ile hizmet vermeye başlayan PageBoss, 4 dilde hizmet veren bir site. Ayrıca gururla söylemek gerekiyor ki; PageBoss bir Türk Girişimi. Alexa,PageRank gibi değerlerin yanısıra kaydadeğer diğer servislerin verilerini de tek çatı altında toplayan siteyi sizin için inceledik.

İncelemenin sağlıklı olması ve tespitlerimizin yerinde olması için, kendi sitemizi incelemeye karar verdik. İlk olarak site bilgilerini içeren bir tablo ile karşılaşıyoruz. Bazı siteler için sağ tarafta önizleme görüntülenirken,bazı siteler için bu veriye ulaşılamıyor. Site Sahibi (Alexa’dan alınıyor) ,Ülke ve Oluşturma Tarihi gibi bilgilere ulaşmak mümkün. Bunun yanısıra SEO açısından değer taşıyabilecek, sitemap.xml ve robots.txt ‘nin varlığını yüzeysel açıdan sorgulayan bir sistemleri de mevcut.

Başta Google olmak üzere,Yahoo ve LiveSearch gibi Türkiyede aktif kullanılan arama motorlarının altyapılarını kullanarak sonuçlar veriliyor. Dilerseniz servisleri ve bunlara bağlı olarak verilen analizlerden bahsedelim.

Servisleri İnceleyelim

Google Servisleri: PageRank Değeri ‘i hakkında net sonuçlar alabiliyorsunuz. Bununla beraber Google’daki Index Sayınız ve Google’ın Tanıdığı Backlinkleriniz hakkında fikir edinmeniz mümkün. Şayet siteniz DMOZ’a kayıtlı ise (dolaylı olarak Google Dizinine) bunu bu sekme altından görmeniz mümkün. Ayrıca; Son Bot Ziyareti gibi önemli bilgilere de yer veriliyor.

Yahoo Servisleri: Genellikle gerçeğe en yakın backlink sayısını Yahoo üzerinden öğrenebiliyorsunuz. Ayrıca; İngilizce yayın yapan bir siteniz varsa, Yahoo Dizinine Kayıt Durumunu inceleyebilirsiniz.

LiveSearch Servisleri: Son derecede yetersiz sonuçlar veren bir altyapı. Backlink sayısı konusunda verdiği değerler kesinlikle yetersiz olmakla beraber,MSN Dizinindeki Index sayınız gibi gereksiz detaylara girilmiş.

Alexa Servisleri: Alexa servisleri gerçekten çok gerekli ve isabetli analizler sunuyor. Bilmeyenler için hemen belirtelim ki,Alexa internette popülariteyi değerlendiren bir web sitesi. Tüm dünya çapındaki web ziyaretlerini kendi algoritmasına göre değerlendirerek çeşitli sıralamalar oluşturuyor. Ayrıca bu sıralamaları  ülke bazlı olarak yüzdelere bölüp,trafiğinizin kaynaklarını da analiz edebiliyorsunuz. Erişim Hızı gibi faktörlerden de bahsedilmiş. Sponsorumuz olan Vargonen’in sağladığı kesintisiz ve hızlı bağlantı sayesinde “Çok Hızlı” notu alarak bu testi geçiyoruz. Şayet bu alanda kötü değerler elde ediyorsanız,web hosting firmanızı tekrar değerlendirmenizde fayda var.

Netcraft Servisleri: Netcraft,Alexa benzeri analizler sunan bir web servisi. Ancak Alexa kadar başarılı olmadığı herkesçe kabul ediliyor.

DMOZ Servisleri: Sitenizin DMOZ’a kayıtlı olup olmadığını sorgulayabilirsiniz.

Technorati Servisleri: Technorati verileri ne yazık ki Türkçe sitelerin çoğu için geçersiz olduğundan ötürü,bu servisi değerlendirmeniz mümkün değil.

del.icio.us Servisleri: Sanal yerimlerinin kategorilendirilerek depolandığı bir servis olan del.icio.us üzerinde kaç kişinin yerimlerine ekli olduğunuzu ve bunların hangi kategorileri isimlerine ait olduğunu analiz ediyor. Esasında SEO için oldukça değerli bir veri olarak kabul edilse de del.icio.us’un Türkiye üzerinde çok fazla kullanıcısı olmadığından Türkiye için çok da geçerli bir servis olduğu söylenemez. Buna rağmen SEOTeknikleri.com olarak 42 kategoride 22 linkimiz bulunuyor.

Quantcast Servisleri: Reklamverenler için özel hazırlanmış bir istatistik sitesi olan Quantcast oldukça başarılı sonuçlar sağlasa da ne yazık ki Türkçe siteler için çok yaygın bir destek sunmuyor.

W3C Validator Servisleri: Sitenizin XHTML ve CSS altyapısının uygunluğunu hızlı bir şekilde denetler. Her analizin tek tek inceleneceğini düşündüğümüz zaman, Pageboss’un değerini daha iyi anlayabiliyoruz.

Twitter Servisleri: Sitenizin twitterda ne sıklıkla adının geçtiğini analiz eder. Ülkemizdeki facebook oluşumu sebebiyle yaygınlaşamayan twitter uygulaması sadece Web ile ilgilenen kişiler tarafından kullanılmaktadır. Bu sebepten ötürü şayet web üzerine bir blogunuz yoksa,kolay kolay twitterda sitenizi bulmanız mümkün değil.

Archive.org Kayıtları: Sitenizin geçmişini taramanıza olanak sağlayan archive.org kayıtlarının ilk tarihini gösterir. Ancak uzun süredir prensip gereği archive.org botunu robots.txt ile engellediğimizden ötürü sitemize ait bir kayıt bulunmuyor.

Esasında sağladığı veriler,basit ve kullanışsız gözükse de çoğu zaman cankurtarıcı bir kolaylıkla imdadınıza yetişebiliyor. Özellikle SEO Danışmanları için,hızlı bir fiyatlandırma süreci dahilinde rekabet analizi için üretilmiş “bulunmaz bir hint kumaşı”.

Kaynak :  Seo Teknikleri

Yorumlar (2)

İçerik Hırsızlığı ve Çözümleri

Bir doktor düşünelim.  Bu doktorun çok önemli bir araştırması var, haftalarca gece gündüz bu araştırma hakkında çalışıyor, en sonunda araştırmasını tamamlıyor ve gece rahat bir uyku çekmek için yatıyor. Fakat sabah uyandığında, kendi araştırmasının harfi harfine bir gazetede yayınlandığını görüyor. Yani kendi araştırması çalınmış oluyor.  Siz o doktorun yerinde olsanız ne düşünürdünüz? Üzülmez miydiniz, sinirlenmez miydiniz?

İşte içerik hırsızlığı da böyle birşey. Ve bugünkü yazımızın konusu, içerik hırsızlığı hakkında düşüncelerim.

Google ve SEO açısından bakalım öncelikle  duruma. Özgün içerik herkes tarafından sevilir, bilakis Google tarafından. Google aynı konu hakkında yazılmış 10 makaleden ilk sıralara farklı olanları yerleştirir, aynı makalenin kopyaları varsa ilk önce indexlenen üst sıraya çıkar. Çünkü hem ilk yazılmıştır, hem de yararlı olduğu için o makaleden faydalanmıştır diğer siteler.

Ayrıca, içerik hırsızlığının ahlaki yönden de yanlışlıkları var. Bildiğiniz gibi, hırsızlık her toplumda veya her dinde muhakkak yanlış bir davranış olarak görülür. Ve içeriği çalınan kişi farkettiğinde üzülür veya kızar, orası bilinemez artık.

Peki içerik hırsızlığı nasıl engellenebilir?

Creative Commons  (CC olarak belirtilecek) kullanabilirsiniz. CC, kısaca kâr amacı gütmeyen, telif hakları alanında esneklik ve paylaşımı yaygınlaştırmak amacıyla kurulmuş bir düşünce hareketi ve organizasyonudur. (wikipedia)

Sahibi tarafından Creative Commons lisans sözleşmesi altında kamuya sunulan eserler, ticaret dışı amaçlar için kullanımını destekleyerek (nc ile işaretlenmiş modellerde), internetin alışveriş kanalı yerine gerçek bir bilgiye erişIM platformu haline gelebilmesi yönünde tamamen bağıMSız ve gönüllü katkı anlamına gelmektedir.

21. yüzyıla kadar telif haklarında alışılagelmiş “tüm hakları saklıdır” yerine, “bazı hakları saklıdır” sloganıyla yola çıkan Creative Commons, gelişmiş batı ülkelerinin yanı sıra Ürdün, Malta, Meksika ve İsrail’in de bulunduğu 40’a yakın ülkede faaliyettedir. Türkiye’de hazırlık aşamaları Bilgi Üniversitesi bünyesinde devam etmektedir.

CC sayesinde eserler üzerinde değişiklik yapılıp yapılamayacağı, ticari amaçla kullanılıp kullanılamayacağı vs. birçok lisans çeşidi var.

Ayrıca ülkemizde yeni gelişen bir teknoloji olan tasdix vb. sistemlerden de faydalanılabilir.

Ayrıca bloglarınızda trackback ve permalink’leri belli ederek, alıntı yapan kişinin sitenizden alıntı yaptığını belirtmesini isteyebilirsiniz.

Kaynak :  Grafikaze

Yorumlar (1)

Nokta’dan Yeni Reklam Networkü

Türk internetinin dev kuruluşlarından Nokta.Com hizmetlerine bir yenisini daha ekledi.

Nokta

Türkçe sitelerde reklam yayını yapmayı hedefleyen bu plartform, Nokta’nın kendi networkünde yer alan siteleri de kapsıyor. Reklam yayın ağını geniş tutan platform,  diğer Türk reklam ağları gibi mi olacak; yoksa yeniliklerle beraber mi gelecek, bunu henüz bilmiyoruz. Bilindiği üzere son birkaç senede pekçok reklam ağı sitesi kuruldu ve benzer reklam politikaları izlenmeye başlandı. Kriz sonrası dönemde de internet sitelerinin gelirleri epey düştü. Virgul.com‘un Beta versiyonunu inceleyerek fikirler elde edebilir; web siteniz varsa ön başvuruda bulunabilirsiniz.

Yorumlar (1)

Kaliteli İnternet Siteleri Üretmek 3

Kaliteli internet siteleri üretmek yazı dizimizin 3. serisi ile devam ediyoruz. Diğer yazılarımızda da belirttiğimiz gibi amacımız adım adım kaliteyi yakalamak olacaktır.

İnternet sitesi politikası nedir ? Nasıl uygulanır ?

İnternet yapısı itibari ile gelişime açık bir plartformdur. Devamlı gelişen yeni teknolojiler bizim de gelişmemiz için önemli bir sebeptir. İnternet sektöründe isim yapmış sitelere baktığımızda devamlı kendilerini geliştirdiklerini görürüz. İnternet kullanıcısı durağanlıktan hoşlanmaz ve yeni unsurlar ile karşılaşmak ister. Bunun için internet sitelerinin belirli geliştirmeye yönelik politika güdmesi gerekiyor. Bu poltikada neler olmalıdır ?

  • Öncelikle yayın yaptığımız alanın her zaman için içerik olarak takibi şarttır. Eğer siz bilgisayar donanım üzerine bir site hazırlıyorsanız; sata 2 harddisk varken gidip sata hardiskin incelemesini sitenizde sunarsanız bu pek rağbet görmeyecektir. Sitenizin her zaman güncel bir içerik politikası olmalıdır.
  • Rakiplerinizi belirli aralıklarla takip ediniz. Onların gerçekleştireceği eylemler sizin hitinizin azalmasına sebep olabilir. Bunun için  sitenizin rakipleri takip eden bir politikası olmalıdır.
  • Sitenizin alanında yayın yapan en kaliteli siteleri ve bu sadece Türkçe’de değil yabancı dillerde de yayın yapansiteleri takip ediniz. Onların nerelerden + puanlar kazandığını ve diğer sitelerden nasıl farklı olduğunu inceleyiniz. Bunun için sitenizin kaliteyi ve yabancı sektörü belirli aralıklarla takip eden bir politikası olmalıdır.
  • İnternet siteninizin, masraflarını karşılaması ve gelir elde edebilmesi için reklam yayını ve sponsor bulması da gerekiyor. Bunun için webmaster forumlarından reklam yayınlarının ne durumda olduğunu devamlı takip etmelisiniz. Unutmayın ki,  eğer çok kazanç elde edebilirseniz,; o ölçüde de yatırım yapabilirsiniz. Bu size olumlu bir geri-dönüş olacaktır. Bunun için takipçi bir sponsor politikanız olmalıdır. Gerekirse siz sponsor bulmak için özel iletişime geçmelisiniz.
  • Günümüz interneti, sosyalleşen bir yapıya doğru ilerlemektedir. Bunun için internet sitenizin sosyal ağlarda tanıntan ve aynı zamanda internet sitenizin içinde de ufak da olsa ( mesela özel mesajlaşma, puanlama, resim ekleme ,imleme, profil kaydı gibi ) sosyal bir yapısı olmalıdır. Örneğin; Facebook gibi bir devasa sosyal network sizin için iyi bir hit kapısı olabilecektir.
  • İnternet siteniz uptime oranı yüksek olan bir site olmalıdır. Her zaman ulaşılabilir bir yapıda  olmalı ve yöneticiye de aynı zamanda her an ulaşılabilmelidir. Bu sayede sorunların hızla çözülebilmesini sağlayacaksınız.
  • Google teknolojilerini çok sık güncelleyen bir kuruluş. Bunun için Google’a özel bir önem vermeli ve onu daha sık takip etmelisiniz. Unutmayın Google üzerinden hem hit sağlayabilirsiniz hem de gelir elde edebilirsiniz.
  • İçerik yayını olarak benzer sitelerle dostluklar kurmalı ve onlarla link dostuğunu pekiştirmelisiniz. Sizin kalitenize ulaşan sitelerden gelecek linkler ve tanıtımlar sizin bir adım öne geçmenizi sağlayacaktır.
  • Yatırım politikasını da devamlı yürütmelisiniz. Gelirinizin en az %25′ini yatırıma ayırmalısınız ki, yarına daha  rahat uyanın. Bu döngüyü kendi alanınıza göre belirlerseniz çok daha iyi olacaktır.
  • Fikirlere açık olun ve sitenize bir öneri/eleştiri kısmı koyunuz. Ziyaretçi memnuniyetini ancak , ziyaretçinin isteklerini yerine getirerek sağlayabiliriz.

Yazı ren2x.com’a attir. Lütfen alıntı yaparken kaynak gösteriniz.

Yorumlar (1)

Kaliteli İnternet Siteleri Üretmek 2

Kaliteli internet siteleri üretmek yazı dizimizin 2. bölümü ile devam ediyoruz. İlk yazımızda genel hatları ile kaliteli sitelerin sınırlarını çizdik ve özelliklerini belirledik. Kalite anlayışımız seo temelli olduğu için,  yaptığımız işlemlerde Google’a yönelik oluyor. Zaten Google’da yeni bir teknoloji çıktı mı, kendi teknolojisini de bu yönde yükseltiyor.Şimdi gelelim ufak da olsa önemli taktiklerin etkilerine …

Sitemap Nedir ? Nasıl  Kullanılmalıdır ?

Sitemap teknolojisi adı üstünde, site haritasıdır. Google webmaster desteğinde sitemap eklentisi ile bu özelliğe önem verdiğini bizlere göstermiştir; fakat, Google üzerinde her sitemap desteklenmiyor. Bunun için en geçerli sitemap dili olan XML öneriyoruz. Bu yapı aynı zaman da düzen açısından W3C’nin sorumluluğundadır. Her sitenin standart bir site haritası bulunmalıdır. Site haritaları Google botun sitenizde daha hızlı ve daha komplike gezmesine olanak tanır. Tüm bunlar sitemapların genel görevleridir. Kaliteli sitelerdeki ayrım ise, sitemaplar hem arama motorlarına hem de kullanıcaya yönelik olur. Sitenin tüm linklerinin bulunduğu dosya, kategorilendirilmiş ve renklendirilmiş bir şekilde oluşuyorsa eğer bu hem Google bot açısından +seo puanı olacak hem de kullancı dostu bir sitemap olacaktır. Bunun için düzenli yapıya sahip sitemapları oluşturmalı ve standart olarak da XML desteğini kullanmak en iyisi olacaktır.

Diğer Dillerde Yayın Desteği ?

Bilindiği üzere internet global yapıya sahip bir sistem. Eğer sizin bu global dünyaya açılan geniş bir kapınız varsa, evinizin de ziyaretçisi o kadar fazla olacaktır. Sitemizin bir ana dili var; bunun yanında diğer dillerde de destek sağlamak istiyorsak eğer yapacağımız işlemler basit. Ya Google translate hizmetinden yararlanacağız ya da sitemize dil sayısı kadar , örneğin 3 dil varsa, 3 klasör ya da 3 index hazırlayarak yayın tabanı oluşturacağız. 2. yöntem seo açısından çok daha etkili olacaktır; çünkü Google translate mevcut Türkçe sayfayı yabancı dillere çevirecektir; diğer yöntem ise 3 farklı sayfa oluşturduğu için arama motorlarından hit çekebilme ihtimalimiz artacaktır. Örneğin; oyunlar1.com’un İspanyolca hiti, Türkçe hitinden fazladır. Siteyi incelediğizde .htaccess ile 3 farklı index yapısının oluşturulduğunu görüyoruz. Aslında site dili tamamı ile php,; fakat diğer sayfalarına .asp, .php, .jsp gibi isimler vermişler. Var olan sistemi farklı dil desteği gibi göstererek index, index2 gibi isimler yerine index.php, index.asp, index.jsp gibi standart isimlerle göstermişler. Tabii bu işin de meyvelerini bolca toplamışlar. Sitenin Alexa değeri 470, hiti dünya çapında yayılmış durumdadır. Dil desteğini basit bir işlem olarak görmek, global bir site oluşturanlar işin hata olacaktır. Eğer sizin 3-4 büyük dilde desteğiniz olursa, reklam gelirleri açısından da büyük bir sorunu ortadan kaldırmanızı sağlayacaktır. Olaya sadece Google Adsense açısından bakmayınız, web dünyasında paypal ya da iban ödeme desteği sunan bir çok global reklam ajansı var ve reklamları yayınlamanoız bu tip siteler için hiç sorun olmayacaktır ve hiç de fena sayılmayacak gelirler elde edebilirsiniz.

Yazımızın sonuna gelirken, şunu belirtmek isterim kaliteli siteler üretmek hemen olacak iş değildir. Zamanla ve sabırla ufak adımları ata ata ulaşabileceğimiz hedefler var. Bu seri yazımızda bu adımları tek tek ele alacağız. Makale, Ren2x.com’a aittir ve alıntı yapılacağı takdirde kaynak gösterilmesi gereklidir.

Yorumlar (2)

« Eski Sayfalar