Archive forTeknoloji

Webmaster Araçları

                 Bugün seo optimizasyon işlemlerinde kullanılan seo araçlarından bahsedelim. Bu tip işlemleri gerçekleştirebileceğiniz en kaliteli site ( bizim tercihimiz ) zeytech.net. Site alt yapı olarak kendi hizmetlerini sunmaktadır. Aynı zamanda site içi grafiksel dizaynı çok beğendik. Hız konusunda da gayet iyi. Diğer seo araçlarından yararlanabileceğiniz sitelerin çoğu ingilizce siteler. Bu site tamamen Türk yapımı ve Türkçe dili ile hazırlanmış bir webmaster yardım sitesidir. Sitede şu hizmetler sunuluyor :

  • Google Pagerank Sorgulama. ( Çoklu Pagerank - Gelecek Pagerank - Datacenter Pagerank - Sahte Pagerank  Hizmetleri De Mevcut. )
  • Google Kelime Arama
  • Yahoo Webrank Sorgulama
  • Anahtar Kelime Yoğunluğu - Meta Tag Analiz - Site İçi Link Analizi - Site Dışı Link Yoğunluğu
  • Domaine Yönelik İşlemler ( Değer biçme, Düşen domainler, Ping işlemleri gibi )
  • Html Araçları
  • Kayıt Verileri ve Buna Yönelik İstatistiksel Kayıtlar.

                              Tüm bu işlemler için www.zeytech.net adresini ziyaret edebilir. Sitenizi sağlam bir şekilde analiz edebilirsiniz. Yaptığınız analizler sizin daha iyi bir seo çalışması yapmanıza yardımcı olacaktır.

Bu yazı ren2x.com tarafından hazırlanmıştır. Alıntı yaparken kaynak gösteriniz.

 

 

Yorumlar (1)

SnipIT ile e-posta göndermek çocuk oyuncağı

Ücretsiz SnipIT, seçili bir metni e-posta ile en hızlı şekilde göndermenize olanak tanıyor. İndirin.

E-posta göndermeyi son derece pratik hale getiren ve e-postalarınızı en çabuk şekilde arkadaşlarınıza ulaştırmanızı sağlayan SnipIT, ücretsiz ve son derece kullanışlı bir program.

Bu program sayesinde web tarayıcınızdan e-posta servis sayfanıza girmekle uğraşmadan, tek bir tıklamayla dilediğiniz e-postayı istediğiniz kişiye anında gönderebileceksiniz.

SnipIT yazılımını bilgisayarınıza indirmek için tıklayın.

Programın Kullanımı
SnipIT.msi dosyasını verdiğimiz adresten indirdikten sonra üzerine çift tıklayın ve kurulumu başlatın. Kurulum devam ederken ‘Web Based Email Client Options’ penceresindeki Gmail, Hotmail ve Yahoo email servislerinin hepsinin seçili olmasına dikkat edin ve Next ile devam edin.

Kurulumun ardından şimdi isterseniz tek bir tıklamayla nasıl email gönderebileceğinize bakalım:

Şimdi Internet Explorer‘ınızı açın ve içerisinde metin bulunan bir web sayfasına girin. Diyelim ki girdiğiniz web sayfasında önemli bir cümle gördünüz, ya da girdiğiniz web sayfasında yer alan bir şiiri arkadaşınızla hemen paylaşmak istiyorsunuz. Bunun için bu yazıyı olduğu gibi kopyalayıp email servisinize gitmenize gerek yok. Bu program sayesinde yapmanız gereken tek şey farenizin imleci seçili olan yazının üzerindeyken sağ tıklayıp resimde de gördüğünüz gibi ‘Send using Gmail’, ‘Send using Hotmail’ ya da ‘Send using Yahoo’ya tıklamak.

Hotmail, Gmail ya da Yahoo! Mail… Bu email servislerinden hangisini kullanıyorsanız, dilediğini seçip tıklayabilirsiniz. Ardından açılan yeni pencerede ise seçtiğiniz yazının direkt olarak email sayfanıza eklendiğini göreceksiniz. Bu adımdan sonra ise yapmanız gereken tek şey bu emaili göndereceğiniz adresi seçmek ve ‘Gönder’ butonuna tıklamak; hepsi bu.

Not : Bu yazının kaynağı chip.com.tr’dir.

Yorumlar

Mobil Dünyanın Gelişim Seyri

                                         İnternet son yıllarda mobil cihazlarda wi-fi bağlantı olarak kendisini göstermeye başladı. İlk başlarda çıkan smartphone ve pda’larda sadece e-mail okuma  ve msn gibi hizmetler kullanılabilirken şimdi çeşitli browserlar ile internet erişimi kolaylıkla sağlanabilmektedir. En önemli browser markaları bile mobil içinde sürüm geliştirmeye başladılar. İnternet explorer ve Opera Web Browser bunlara en basit örneklerdir. Hızları 700 mhz gibibu cihazlar için devasa cpu’lara ulaşan teknoloji verim konusunda da kendisini hissettirdi. Ram bellek kapasitesinin de artması ile hız konusunda engelleri aştılar.

                              Hp,Asus gibi markaların ürettiği pda’lar  malzeme kalitesinden de ödün vermeyerek çok iyi cihazlara sahip oldular. Bunların yanında Smartphone ve Pda cihazların tartışmasız lideri İ-Mate veya diğer ismi ile HTC markası var ki ürettiği tüm cihazlar harika. Kendi deneyimlerime de dayarak eğer böyle bir cihaz alınacaksa kesinlikle önceliğin bu markaya tanınmasını tavisye ederim.

Yorumlar

Smartphone’a Geri Döndüm

              Windows Mobile deneyimim 2004 yılında efsane telefon Mpx200 ile başlamıştı. O zamanlar diğer telefonların yanında bendeki bu alet adeta uzay çağından gelmiş gibi duruyordu. Hem de karizması  da bir başkaydı …  Simsiyah kapağı, mavi dış ekranı açılış ve kapanışta çıkardığı ilginç ses ile telefonların  kralıydı. Bu telefon sayesinde programlama bilgim arttı, regedit özelliklerini, sistemin çalışma tekniğini öğrendim. Sonuçta Windows’un mini hali Smartphone’da kayıtlı olarak geliyordu. Bazı arkadaşlar Symbian’ı över; fakat unutmamak lazım ki, gerçekten işletim sistemi seviyesine ulaşmış tek yazılım Windows Mobile sistemidir. Zaten biz Symbian’ın çalıştırdıklarını da telefonumuz da Symbian, mophun, java, gameboy, nes gibi emülatörler ile çok rahat çalıştırıyorduk.Daha sonraları gözüm gibi baktığım mpx200′ümü Grafikaze’ye verdim. Emre’de bu telefonla çok şey öğrendi ve hala da öğreniyor.

                               Artık benim için Pda dönemi başlıyordu, ilk pda’m HP 6915 idi. 1400 ytl olan bu cihazı ben 400 ytl civarında almıştım. Bu cihazın en büyük artısı Q klavyesinin olması ve 550 mhz gibi inanılmaz bir işlemci gücünün bulunmasıydı. Dokunmatik ekranı da hoşdu fakat çok büyük bir eksiği vardı.  O da ekranın 250×250 pix. kare olmasıydı. Pda için hazırlanmış yazılımlar genelde 320×240 biçiminde dikdörtgen yazılımlardır. Bunun için pek çok yazılım bu telefonda çalışmıyordu. Bu sınırlandırma beni çileden çıkardı ve telefonu Jamin ( HTC ) ile takasa girdim. Üstüne 75 ytl aldım. Jamin gerçekten çok güzel bir telefon. Fakat bana gelen Jamin sanki bir inşaatta çalışan birinin gibiydi. Her çizin, göçük kaynıyordu. Yalnız şunu söylemeliyim telefon ya da pc gerçekten çok iyi dizayn edilmiş. Dokunmatik dev bir ekranı var ve çok net. Wi-Fi çok iyi çalışıyor. Ekranı yan çevirip psp oyunları bile oynuyordum ve görenler psp’mi bu diye soruyordu. Daha sonra yani geçen yaz bu pda’ı da stamay karar verdim çünkü çok zamanımı harcıyordu, okula ayıracak vakit bulamıyordum. Sonuç olarak bunu da elimdem çıkardım ve 1110 aldım. Bir süre klasik telefon kullanayım dedim.

                       Yaz tatilinin başlaması ile internette gezintim de çoğaldı. Hepsiburada bir kampanya gördüm. Hp 514 kodlu telefona aitti. İncelediğimde çok cazip geldi ve telefonu almaya karar verdim ve gerçekten de doğru karar verdiğime inandım. Smartphone öncelikle telefon gibi görünüyor. Tuş dizaynı çok iyi tüm tuşlar, menü ve sesler Türkçe yapılandırılmış. Wi-Fi, Bluetooth, Kızılötesi telefonda standart oalrak geliyor. 1.3 mp kamerası, ufak hoparlörü ve en önemlisi Windows Mobile 6.0′da bu telefona entegre edilmiş. Telefonun işlemcisi 200 mhz ama çok verimli kullandığını söyleyebilirim. Aslında Regedit ayarlarından overclock çekilebiliyor; fakat ben ihtiyaç bile duymadım açıkçası… Telefonda 128mb Rom, 64 mb ram desteği bulunuyor. Micro Sd slot hazıfa girişi de var. 1200 mah pil gücü de apayrı bir iyi yönü çünkü pili çok uzun gidiyor. İşlemci çalıştıran telefonları bilenler bilir, genelde pil fazla dayanmaz. Tüm bunlardan sonra fiyatını da belirtelim. Bu telefon bana 320 ytl’ye mal oldu. Normalde 499$ + Kdv olan fiyatın altına çekilmesi beni çok memnun etti. Smartphone öncellikle 2 gb bir hafıza kartı aldım. Daha sonra belli başlı program ve oyunları kurdum. Şimdilik bu kadar fakat çok daha geliştirmeyi düşünüyorum.

Yorumlar

Robotik Projeler

                      Son zamanlarda robotik programlama ve robot uygulamaları ilgi alanıma girmeye başladı. Mekanik aksamların oluşturulması gerçekten zor bir işe benziyor. Yakın bir dostum, bu iş ile uzun zamandır uğraşıyor ve bazı ufak tefek de olsa robotlar yaptı. Bunlar basit gibi ama insanın hem stresini atmasında hem de eğlenmesinde çok faydalı makinalar. Bu alanda başta gelen sorun malzeme sıkıntısı oluyor. Bu sorunu aşmak için arkadaşım Lego kullanıyor. Bu sayede uyumlu parçaları oluşturmak konusunda sıkıntı yaşamıyor. Hiç olmadı bazen oyuncakları parçaladığı oluyor. :)

                         Hayalimizdeki robotlar her ne kadar korkutucu, yok edici ve çok akıllı makineler olsalar da , günümüz teknolojisiyle geliştirilen robotlar gerçekte gayet kırılgandır ve hareket kabiliyetleri bir insana göre oldukça düşüktür. Bir robotun en önemli problemi hareket etmesidir. Bu problemi yenmenin en iyi yolu tekerleği kullanmaktır ; fakat tekerlekli bir robot da merdivenleri çıkamayacaktır. Günümüz modern robot tasarımcılarına göre robotlar insan gibi ayaklara ve ellere sahip makinalara olmak zorunda gibi görünüyor. İki ayaklı robotların da en büyük problemi denge oalrak ortaya çıkmaktadır. Bir robotun dengede durması için ayrıca dinamik balans oluşturması gerekir.

                           Örneğin; Honda’nın  ürettiği Honda p3 robotu, bu sistemi kullanmakta ve adım atarken bir ayağındaki ağırlığı diğerine geçirerek dengeyi sağlamaktadır. Honda dışında Sony firması da robotik projeler üretmektedir. Sony kedi ve köpek şeklindeki AIBO robotundan sonra,  insan şeklindeki  QRIO robotunu  2004 yılında piyasaya sürmüştür. Bu robotun en can alıcı özelliği dengesini kaybedip düştüğü zaman kendi kendine yine ağaya kalkabilmesidir.

Yorumlar

FireFox 3 İndirebilirsiniz

Mozilla çabalarının meyvesini alıyor, Firefox 3′de sonra doğru geldik. Firefox 3 sürüm adayı yayınlandı. İlk indirenlerden olun.
Neden Firefox 3?
Kararlı sürümü çıkmamasına rağmen Firefox 3′ün beta sürümlerini kullanan önemli bir kesim var (Örneğin ben). Hem sürümlerden beri varolan hem de Firefox 3 ile yeni gelen özelliklerden kısaca bahsedelim.

Bellek tüketimi düşük: Eğer siz de bir sürü sekme açıp, çok fazla siteyi geziniyorsanız bellek kullanımınız artacaktır ancak Firefox 3 diğer tarayıcılara oranla çok daha az bellek tüketiyor. Firefox’un eski sürümlerinde bu değer oldukça fazlaydı.

Eklentiler: Artık vazgeçilmezler arasında olan Firefox eklentileriyle internet gezinirken daha fazla keyif alın. Geniş eklenti arşivinde mutlaka size yarayacak bir şeyler vardır.

Kullanışlılık: Internet gezintinizi harika deneyimler katıyor. Örneğin “etiket”li yer imleri özelliği sayesinde ziyaret ettiğiniz siteleri çok keyifli bir şekilde gruplayabilirsiniz. Ziyaret ettiğiniz sitelerle ilgili bilgi ve istatistiklere ulaşabilirsiniz. Ayrıca Firefox’un arayüzü sizin de hoşunuza gidecektir.

Son Söz
Haziran ayı içerisinde Firefox 3′ün kararlı sürümünü bekliyoruz.Firefox 3′ün kapalı deneme aşamasında olan ilk sürüm adayını indirmek istiyorsanız buraya tıklayın .

Yorumlar

Alexa Nedir ?

Jeff Bezos tarafindan Amazon.com sitesinin internet için yaptığı yatırımlardan biri olan Alexa hem bir arama motoru hemde site trafiklerini gösteren bir araçtır.

Alexa sonuçları için kullanılan bilgilerin büyük çoğunluğu internet tarıyıcaları üzerinde Alexa toolbar yüklü kullanıcılardan toplanmaktadır. Bu kullanıcılar çoğunlukla SEO ile uğraşan ve sitelerin trafikleri hakkında bir fikre sahip olmak için bu toolbar’ı bilgisayarlarına yüklemiş kullanıcılarıdır. Bu kullancılar genelde SEO ile ilgili siteleri ziyaret ettikleri için Alexa sonuçlarında bu tip siteler olduklarından daha fazla trafik alıyormuş gibi gözükmektedirler.

Alexa son derece hatalı sonuçlar verebilmesine rağmen bu tür bilgileri bedava olarak sunan bir SEO aracıdır. Trafiği yüksek sitelerde hata payı az olmasına rağmen aşagı doğru inildikçe hata oranıda artmaktadır. Faklı ülke ve diller için en çok ziyaret edilen sitelerin listesini Alexa’dan bulabilirsiniz.

Son aylar içerisinde Alexa site trafiğini ölçmekte kullandığı algoritmasını daha iyi sonuçlar vericek şekilde değiştirdigini açıklamıştır. Fakat, sonuçlar hala yeterince bilgi toplayamamaktan dolayı büyük ölçüde hatalıdır.

Alexa sonuçlarına göre Türkiye’de en çok ziyaret edilen 100 websitesi:
http://www.alexa.com/site/ds/top_sites?cc=TR&ts_mode=country&lang=none

Archive.org ise 6 ay kadar bir gecikme ile sitelerin eski hallerini gösteren bir sitedir. Özellikle bir websitesi satın alıcaksanız eski hallerini görmek ve yaklaşık ne kadardır sitenin web üzerinde yayında olduğunu anlayabilirsiniz.

Yorumlar

Whois Veri Tabanı

                Web taraması, e-posta grupları’dan sonra bilgi alınabilecek diğer bir kaynak who-is veritabanıdır. Bu veri tabanları ip ve dns adresleri, irtibat adresleri gibi önemli bilgiler tutarlar. DNS adresleri belki de en önemli bilgilerdir. Çünkü dns adresleri organizasyonun internetteki ismini yansıtır. Mesela www. orneksite. com adresi orneksite’deki bir web sunucusunu gösterirken,  orneksite.com birden fazla makineyi göstermektedir. Burada www ( world wide web )  orneksite.com’un alt etki alanıdır. Site diğer alt etki alanlarını da mail.orneksite.com , dns.orneksite.com gibi domainler ile oluşturabilir.

Yorumlar

Cnet 1.8 Milyar Dolara Satıldı

cnetİnternetin ünlü içerik sağlayıcısı Cnet, 1.8 Milyar dolara alt kuruluşlarıyla birlikte satıldı. Cnet Networks’ün 1.8 Milyar dolar karşılığında CBS tarafından satın alındığı açıklandı.

Satışla birlikte, Cnet’e ait olan CNET, ZDNet, GameSpot, TV.com, MP3.com, CNET News.com, UrbanBaby, CHOW, Search.com, BNET, MySimon, ve TechRepublic sitelerini artık CBS yönetecek.

CBS bütün bu içerikleri satın alarak internet medyasında güçlü bir konuma gelmiş bulunurken bazı uzmanlar bunun yanlış bir hamle olduğunu savunuyor.

Cnet’in hisse senetleri fiyatları ortalama 8 dolar iken, CBS 1.8 Milyar dolar ödeyerek hisse başına 11.50 dolar vermiş durumda. Bu da normal değerinin %45 daha fazlası demek.

Yorumlar

Yakın Gelecek Web Gelişimi

İnternet teknolojileri tarihini analiz edebilmek için kullanılan temel bir akım çizelgesi var, web 1.0, web 2.0, web 3.0 gibi. Bazıları bu sınıflandırmaya “pazarlama”dan daha fazla rol biçmiyor, bazıları ise ciddiye alıyor ve hatta 10 yılını buna göre geliştiriyor.

Web 1.0, adı konmamış akımda, internet programlama ve standart açısından dar bir alandaydı. Dosya haklarında “read” vardır. İşte burada bizler “read” hakkına sahiptik. Gazete yayınlanır okurduk, arkadaş geocities’e makale atar okurduk (nostaljiye bak ) resim yüklenir bakardık. Birkaç tv ve video denemesi olsa da nedense o dönemde tutunamadılar.

Web 2.0 ile birlikte “write” hakkını aldık. Forumlar, ansiklopediler, sözlükler, blog siteleri belirdi. Sizler yazıyordunuz, artık site sahipleri neredeyse editörlükten çekilmişti. Yepyeni reklam firmaları ile can sıkıcı pop up reklam devri bitmiş, kodlama bilmeyenin blog’una eklediği reklamlarla para kazanabildiği bir devir başlamıştı.
Tabii web 2.0 sadece “write” hakkını vermedi. Web 1.0ı aşmaya çalışan insanların diğer tahminleri ve SEO devreye girince ortaya devasa bir bulut çıktı:
http://upload.wikimedia.org/wikipedi…eb_2.0_Map.svg

Bu bulutun neredeyse tamamını barındıran devasa sosyal medya (myspace, friendster, bebo, facebook) gibi üst düzey topluluklarla birlikte web 2.0 tanımlanabilir, sektörde yüzlerce milyar dolarlık bir hacimle ifade edilen, vazgeçilmez ve biraz da “doygun” hale geldi. Google, sürecin gizli lokomotifiydi. Hem kural koyucu hem satın alıcı olarak Yahoo, Google ve MSN üçlüsünün devasa kartelinin gölgesinde küçük oyuncuların fikirlerini yarıştırdıkları bir ortam oluştu.

“Sosyal” ve “kullanıcı dostu” yapılar oluştu: social bookmarking (sosyal imleme),
“social video” ve “social photo blog”lar dönemi domine etti. Aralarında en beğendiğim del.icio.us ve Digg / All News, Videos, & Images dur.

w3c konsorsiyumu standartlarıyla dönemi şekillendirdi. XML, RSS, CSS bunlardan bazıları. İyi ki standartlaşma var, yoksa bazı karteller kendi standartlarını dayatırdı. Gerçi bazı konularda kısmen yapıyorlar hala.

Teknik olarak scripting dilleri yanına AJAX gibi teknolojiler de geldi. AJAX: “Asenkron Javascript ve XML” anlamına geliyor. Bu katman, sunucu tarafı programlama ile browser tarafındaki programlamayı tek yapıda birleştirir.

Tüm bu teknolojiler gelişirken “web 3.0″ ne olacağı soru işareti olarak belirdi.
Bazıları 3d dünya dedi, bazıları coğrafi temelli web dedi. Semantic (anlamsal) web başarısına güvenenler oldu (ki şaibeli).

Bazıları “execute” hakkının da kullanıcıya devredileceği yorumunu yaptı. Hatta sosyal medyanın “application” (uygulama)larıyla birlikte bunun gerçekleşmeye başladığını iddia edenler oldu ki aralarında Google CEO’su da var.

Facebook Application’larında bir Api ve standart dizinleriyle (HTML yerine FBML, SQL yerine FQL) kendi sunucunuzda bulunan bir uygulamayı Facebook içine gömerek, neredeyse bir “execute” izni kazanmış oluyorsunuz. Bu uygulama herhangi bir konuda olabildiği ve Facebook kullanıcı bilgilerini kullandığı için, neredeyse devasa bir “internet içinde internet” oluştu.

w3c durmadı ve dönem için çeşitli standartlar geliştirmeye devam etti:
RDF:Mikroformatlar hazırlamanız için bir standart. Bu mikroformatlar Semantic web için temel oluşturacak. Yahoo, bu sebeple search-api yayınladı. Şu anda Yahoo search sonuçlarına api ile ulaşabiliyorsunuz. Yapı RSSdeki gibi XML
SVG: scalable vector graphics: Ölçeklendirilebilir Vektör Grafikleri: Gelecekteki 3d dünyanın tarayıcı içinde gerçeklenebilmesi için XML temelli ve gayet hızlı bir hadisedir.

Semantic web konusunda örnekler adaylar çıktı. Bunlardan en ünlüsü 2 türk mühendisin geliştirdiği hakia Search Engine Beta. İlginç bir proje evet ancak çoğu sonucu Google da verebildiği için gerçek bir semantic uygulama olduğu ya da semantik web’in bu şekilde olup olmayacağı tartışmalı. Çünkü mikroformatları da kullanmıyor.

Semantik web’de temel amaç Google’daki gibi kelime değil anlam’a odaklanma. Bir yazılımın anlama odaklanması hayli güç bir mesele. NLP (doğal dil süreçlemesi - denebilir mi?) hakkında aşmak gerek. Neden? Örnek verelim:

“İzmir’e arabayla gittim.”
Siz öyle bir yazılım yazarsınız ki tüm “x’e y ile gittim” leri gördüğünde bunu
“x’e ne ile gittim” sorusuna çevirip karşısına y’yi koyar.

Sorun şurada, dil o kadar yaratıcı ve esnek ki:

“İzmir’e umutla gittim”. cümlesini yukarıdaki şekilde çeviremezsiniz. Tüm buna formal olmayan blogları, günlük dilin ve kültürün, atasörleri ve deyimlerin internete yansımasını da düşünün.

Bazı analistler, semantik web’in kullanıcıların oluşturduğu sosyal-imleme projeleri ekseninde gelişeceği yönünde fikir belirtiyor. Yani bu işi makinalar değil insanlar yapacak. Google, resim aramasını bu hale getirmek için bir oyun başlattı. Bu oyun vasıtasıyla resimler, anlam temelli indeksleniyor. Belki de en gerçekçi yöntem bu olacak.

web 3.0 ne olacak bilinmez, ancak birincisi ne olacaksa, tıpkı web 2.0′da olduğu gibi bir konseptte değil, birçok konseptte aynı anda olacak, ikincisi de web 4.0 2015 ya da biraz daha önceki bir tarihte kesinlikle webOS ekseninde gelişecek.

Uzak tarihi şu şekilde özetliyor ve hayal gücünüze bırakıyorum: Artık HD’nız olmayacak. Basit ve ucuz bilgisayarınızı internette Google’un sunucu çiftliklerinden boot edeceksiniz. Tüm yazılımlar orada olacak. Kolay erişilebilir kurulabilir ve her yerden aynı şekilde ulaşılabilir olacak. Google’un bu konuda Arizona’da terabyte’lık bilgisayar çiftlikleri kurduğu yönünde spekülasyonlar var.

Şimdi tüm bu hayvani yapıya, “akıllı ev”leri monte edin. Eşyaları internete bağlayın. Kırmızı ışığı, arabaları internete bağlayın. İşte web 4.0, bu olacak. Herşey internet olacak. Devasa bir internet “içinde” yaşıyor olacağız.

Yorumlar