Yakın Gelecek Web Gelişimi
İnternet teknolojileri tarihini analiz edebilmek için kullanılan temel bir akım çizelgesi var, web 1.0, web 2.0, web 3.0 gibi. Bazıları bu sınıflandırmaya “pazarlama”dan daha fazla rol biçmiyor, bazıları ise ciddiye alıyor ve hatta 10 yılını buna göre geliÅŸtiriyor.
Web 1.0, adı konmamış akımda, internet programlama ve standart açısından dar bir alandaydı. Dosya haklarında “read” vardır. İşte burada bizler “read” hakkına sahiptik. Gazete yayınlanır okurduk, arkadaÅŸ geocities’e makale atar okurduk (nostaljiye bak ) resim yüklenir bakardık. Birkaç tv ve video denemesi olsa da nedense o dönemde tutunamadılar.
Web 2.0 ile birlikte “write” hakkını aldık. Forumlar, ansiklopediler, sözlükler, blog siteleri belirdi. Sizler yazıyordunuz, artık site sahipleri neredeyse editörlükten çekilmiÅŸti. Yepyeni reklam firmaları ile can sıkıcı pop up reklam devri bitmiÅŸ, kodlama bilmeyenin blog’una eklediÄŸi reklamlarla para kazanabildiÄŸi bir devir baÅŸlamıştı.
Tabii web 2.0 sadece “write” hakkını vermedi. Web 1.0ı aÅŸmaya çalışan insanların diÄŸer tahminleri ve SEO devreye girince ortaya devasa bir bulut çıktı:
http://upload.wikimedia.org/wikipedi…eb_2.0_Map.svg
Bu bulutun neredeyse tamamını barındıran devasa sosyal medya (myspace, friendster, bebo, facebook) gibi üst düzey topluluklarla birlikte web 2.0 tanımlanabilir, sektörde yüzlerce milyar dolarlık bir hacimle ifade edilen, vazgeçilmez ve biraz da “doygun” hale geldi. Google, sürecin gizli lokomotifiydi. Hem kural koyucu hem satın alıcı olarak Yahoo, Google ve MSN üçlüsünün devasa kartelinin gölgesinde küçük oyuncuların fikirlerini yarıştırdıkları bir ortam oluÅŸtu.
“Sosyal” ve “kullanıcı dostu” yapılar oluÅŸtu: social bookmarking (sosyal imleme),
“social video” ve “social photo blog”lar dönemi domine etti. Aralarında en beÄŸendiÄŸim del.icio.us ve Digg / All News, Videos, & Images dur.
w3c konsorsiyumu standartlarıyla dönemi şekillendirdi. XML, RSS, CSS bunlardan bazıları. İyi ki standartlaşma var, yoksa bazı karteller kendi standartlarını dayatırdı. Gerçi bazı konularda kısmen yapıyorlar hala.
Teknik olarak scripting dilleri yanına AJAX gibi teknolojiler de geldi. AJAX: “Asenkron Javascript ve XML” anlamına geliyor. Bu katman, sunucu tarafı programlama ile browser tarafındaki programlamayı tek yapıda birleÅŸtirir.
Tüm bu teknolojiler geliÅŸirken “web 3.0″ ne olacağı soru iÅŸareti olarak belirdi.
Bazıları 3d dünya dedi, bazıları coğrafi temelli web dedi. Semantic (anlamsal) web başarısına güvenenler oldu (ki şaibeli).
Bazıları “execute” hakkının da kullanıcıya devredileceÄŸi yorumunu yaptı. Hatta sosyal medyanın “application” (uygulama)larıyla birlikte bunun gerçekleÅŸmeye baÅŸladığını iddia edenler oldu ki aralarında Google CEO’su da var.
Facebook Application’larında bir Api ve standart dizinleriyle (HTML yerine FBML, SQL yerine FQL) kendi sunucunuzda bulunan bir uygulamayı Facebook içine gömerek, neredeyse bir “execute” izni kazanmış oluyorsunuz. Bu uygulama herhangi bir konuda olabildiÄŸi ve Facebook kullanıcı bilgilerini kullandığı için, neredeyse devasa bir “internet içinde internet” oluÅŸtu.
w3c durmadı ve dönem için çeşitli standartlar geliştirmeye devam etti:
RDF:Mikroformatlar hazırlamanız için bir standart. Bu mikroformatlar Semantic web için temel oluşturacak. Yahoo, bu sebeple search-api yayınladı. Şu anda Yahoo search sonuçlarına api ile ulaşabiliyorsunuz. Yapı RSSdeki gibi XML
SVG: scalable vector graphics: Ölçeklendirilebilir Vektör Grafikleri: Gelecekteki 3d dünyanın tarayıcı içinde gerçeklenebilmesi için XML temelli ve gayet hızlı bir hadisedir.
Semantic web konusunda örnekler adaylar çıktı. Bunlardan en ünlüsü 2 türk mühendisin geliÅŸtirdiÄŸi hakia Search Engine Beta. İlginç bir proje evet ancak çoÄŸu sonucu Google da verebildiÄŸi için gerçek bir semantic uygulama olduÄŸu ya da semantik web’in bu ÅŸekilde olup olmayacağı tartışmalı. Çünkü mikroformatları da kullanmıyor.
Semantik web’de temel amaç Google’daki gibi kelime deÄŸil anlam’a odaklanma. Bir yazılımın anlama odaklanması hayli güç bir mesele. NLP (doÄŸal dil süreçlemesi - denebilir mi?) hakkında aÅŸmak gerek. Neden? Örnek verelim:
“İzmir’e arabayla gittim.”
Siz öyle bir yazılım yazarsınız ki tüm “x’e y ile gittim” leri gördüğünde bunu
“x’e ne ile gittim” sorusuna çevirip karşısına y’yi koyar.
Sorun şurada, dil o kadar yaratıcı ve esnek ki:
“İzmir’e umutla gittim”. cümlesini yukarıdaki ÅŸekilde çeviremezsiniz. Tüm buna formal olmayan blogları, günlük dilin ve kültürün, atasörleri ve deyimlerin internete yansımasını da düşünün.
Bazı analistler, semantik web’in kullanıcıların oluÅŸturduÄŸu sosyal-imleme projeleri ekseninde geliÅŸeceÄŸi yönünde fikir belirtiyor. Yani bu iÅŸi makinalar deÄŸil insanlar yapacak. Google, resim aramasını bu hale getirmek için bir oyun baÅŸlattı. Bu oyun vasıtasıyla resimler, anlam temelli indeksleniyor. Belki de en gerçekçi yöntem bu olacak.
web 3.0 ne olacak bilinmez, ancak birincisi ne olacaksa, tıpkı web 2.0′da olduÄŸu gibi bir konseptte deÄŸil, birçok konseptte aynı anda olacak, ikincisi de web 4.0 2015 ya da biraz daha önceki bir tarihte kesinlikle webOS ekseninde geliÅŸecek.
Uzak tarihi ÅŸu ÅŸekilde özetliyor ve hayal gücünüze bırakıyorum: Artık HD’nız olmayacak. Basit ve ucuz bilgisayarınızı internette Google’un sunucu çiftliklerinden boot edeceksiniz. Tüm yazılımlar orada olacak. Kolay eriÅŸilebilir kurulabilir ve her yerden aynı ÅŸekilde ulaşılabilir olacak. Google’un bu konuda Arizona’da terabyte’lık bilgisayar çiftlikleri kurduÄŸu yönünde spekülasyonlar var.
Åžimdi tüm bu hayvani yapıya, “akıllı ev”leri monte edin. EÅŸyaları internete baÄŸlayın. Kırmızı ışığı, arabaları internete baÄŸlayın. İşte web 4.0, bu olacak. HerÅŸey internet olacak. Devasa bir internet “içinde” yaşıyor olacağız.
You must be Login olunuz yorum atabilmek için.